T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Turizm

İlçede turizm açısından değer taşıyan en önemli varlık 1994yılında çevresindeki alanla birlikte milli park ilan edilen Altınbeşik Mağarası'dır. Henüz Turizme açılmamış olan mağara bu haliyle bile yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir.

İlçede Roma devrini ait olduğu tahmin edilen tarihi kalıntılarda bulunmaktadır. Ormana Beldesi Ürünlü Köyü arasında Roma dönemi Erimna Antik Kenti ile Çukurviran Mahallesi civarındaki kalıntılardan söz edilebilir.

İlçenin dağlık coğrafyası kendisine özgü doğal bir turizm potansiyeli oluşturmakta, özellikle safari turları ve günü birlik geziler için uygun bulunmaktadır. Yine İbradı Merkezi'nde 7 adet tarihi konak koruma altına alınarak turizme kazandırılmıştır.

İbradı Antik Melas Irmağının çıkışına yakın dağlık kısımdadır. Vaktiyle Psidya sınırları buraya kadar uzanırdı. Psidya hudutları içinde olan Erimna şehrin meydana getirdiği Ormana Beldesi ile Unulla (Ürünlü) Köyü arasındaki küçük bir tepe üzerinde bazı burç ve sarnıç harabeleri ile çeşitli taşlara rastlanmaktadır. İbradı'nın Çukurviran Soğukoluk ve Kayadibi mevkiilerinde Yunan Kadim devrine ait taş ve yapılara rastlanmaktadır. Eynif ve Kesik Beli yolu üzerinde Bahadır Oluğu Pınarı bir Selçuklu eseridir. Yine bu çevrede Tolhan canlılığını korumaktadır. İlçede 7 adet eski konak (ev) bir adet cami, bir mezarlık, korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarındandır. İbradı Mezarlığı Arkeolojik sit alanı kapsamında, Çukurviran Mahallesi'ndeki anıt mezar, İbradı'daki asırlık Arabastı Kestanesi ağacı da korunması gereken kültür ve tabiat varlıklarındandır.

İbradı-Akseki Ormanları, Antalya

Neden İbradı-Akseki?

İbradı-Akseki çevresinde bulunan ormanlık alanlar, Dünya'nın korunmada öncelikli ekolojik bölgelerinden (Küresel 200 Eko-Bölge) biri olan "Akdeniz Ormanları"na dahildir. Bölge genel olarak, Akseki ve İbradı Havzaları olmak üzere iki ana bölüme ayrılır. Akseki Havzası'nda; Ürküten Dağı, Şerif Dağı, Esereyrek Dağı ve Gidengelmez Dağları yer alırken, İbradı Havzası da Üzümdere'nin kuzeybatısından Kıraç Dağı, Lök Dağı, Pınarcık Dağı'na uzanır. Bu dağlar İbradı'nın güneybatısında da sürer. Bölge, yüzyıllardır yüksek karstik duvarların ve derin vadilerin ardında gözden uzak kalmış ormanlarıyla, hem eteklerinde onlarca soğanlı bitki türünü barındırır, hem de yaban hayvanları için sessiz bir yaşam ortamı sağlar.

Ormanlar

Bu ormanlar, biyolojik çeşitlilik değerlendirmelerinde kullanılan "olgunluk", "bütünlük" gibi kriterler göz önüne alındığında oldukça yüksek bir değere sahiptir. Yağış miktarının fazlalığı da bölgenin ağaç türleri açısından çok çeşitli olmasına yol açmıştır. İğne yapraklılardan, kokar ardıç (Juniperus foetidissima), boylu ardıç (Juniperus excelsa), andız (Juniperus drupaceae), katran ardıcı (Juniperus oxycedrus), Toros sediri (Cedrus libani), Toros göknarı (Abies cilicica subsp. isaurica), Anadolu karaçamı (Pinus nigra subsp. pallasiana), kızılçam (Pinus brutia); geniş yapraklılardan, kayacık (Ostyra carpinifolia), Fransız akçaağacı (Acer monspessulanum), çınar yapraklı akçaağaç (Acer platanoides), Türk meşesi (Quercus cerris), Lübnan meşesi (Quercus libani), saplı meşe (Quercus robur), küçük yapraklı karaağaç (Ulmus minor), sivri meyveli dişbudak (Fraxinus ornus), titrek kavak (Populus tremula) bölgede yaygın olarak görülebilen türlerdir.

Otsu Bitkiler

Ormanların karakteristik seyrek dokusu, kayalık yamaçlar ve orman içi açıklıklar, otsu bitkiler açısından da önemli bir zenginliğe olanak tanımaktadır. Bozkıra geçiş kuşağına yakın olması nedeniyle bu dağlarda görülen İran-Turan floristik elementleri ve soğanlı bitkiler, bölge florasını biyolojik çeşitlilik açısından önemli kılar. Soğanlı bitki zenginliğiyle Gembos Ovası uzun yıllardır botanikçilerin ve doğa korumacıların dikkatini çekmektedir.

Yaşlı ormanlar, kuşlar açısından da uygun yaşam alanları yaratmaktadır. Bunun en önemli nedeni, bu ormanların çok katmanlı yapısı sayesinde farklı kuş türlerine ve onlara besin olabilecek böceklere yaşam olanağı sağlamasıdır. Ormanın seyrek yapısı nedeniyle ortaya çıkan açık alanlar da kuşlar tarafından tercih edilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, özellikle ardıç ormanları önemli bir biyolojik çeşitlilik öğesi olarak öne çıkmaktadır.

Kuşlar

Orman toygarı (Lullula arborea), kızılkuyruk (Phoenicurus poenicurus), ökse ardıcı (Turdus viscivorus), karaboğazlı ötleğen (Sylvia ruppelli), boz söğütbülbülü (Phylloscopus bonelli), çalıkuşu (Regulus regulus), uzunkuyruklu baştankara (Aegithalos caudatus), akyanaklı baştankara (Parus lugubris), çam baştankarası (Parus ater), Anadolu sıvacısı (Sitta kruperi), sıvacıkuşu (Sitta europea), bahçe tırmaşıkkuşu (Certhia brachydactyla), maskeli örümcekkuşu (Lanius nubicus), alakarga (Garrulus glandarius), kuzgun (Corvus corax), ispinoz (Fringilla coelebs), kara iskete (Serinus pussilus), küçük iskete (Serinus serinus), ve çaprazgaga (Loxia curvirostra) bölgede yaşadıkları ve üredikleri bilinen ötücü kuşlardandır. Bunların dışında, bölgedeki ormanlarda yuva yapan yırtıcı kuşlardan atmaca (Accipiter nisus), şahin (Buteo buteo), küçük kartal (Hieraaetus pennatus) ve delice doğan (Falco subbuteo) orman ekosisteminin sürekliliği açısından oldukça büyük öneme sahiptir.

Memeli Hayvanlar

Bütünlüğü bozulmamış ormanları ve kayalık yamaçlarıyla bölge, yaban hayatı açısından da önemlidir. Her ne kadar avcılık baskısı yüzünden belli oranda bozulmuş olsa da, arazinin sarplığı yaban hayvanlarının barınması için uygun koşulları sağlamaktadır. Yaban hayatı açısından ilk akla gelen tür yaban keçisidir (Capra aegagrus). Bunun yanı sıra, boz ayı (Ursus arctos), kurt (Canis lupus), vaşak (Lynx lynx), susamuru (Lutra lutra) bölgede bulunan önemli memeli hayvanlardır. Endemik bir hayvan olan dağ uyuruna (Dryomys laniger) da burada rastlamak olanaklıdır.

Genetik Değerler

Üzümdere Havzası'ndaki kızılçam ormanları, Cevizli kızılçam tohum meşçeresi, Akseki Toros göknarı tohum meşçeresi, İbradı Meşe Gen Koruma Ormanı, bölgenin bu türler için önemli bir yaşam alanı olduğunu göstermekte ve bölgedeki ağaçların genetik çeşitlilik açısından taşıdığı önemi de ortaya koymaktadır.

Neden Korunmalı?

İbradı-Akseki bölgesinde, ormanları odun üretimi için yoğun kullanımı, soğanlı bitkilerin toplanması, aşırı otlatma ve kontrolsüz avcılık gibi etkinlikler nadir doğal türleri ve yaşam alanlarını tehdit etmektedir. Özellikle, kardelen (Galanthus elwesii), akonit (Eranthis hyemalis), kekik (Thymus spicata), yabani orkide (Orchis sp.), adaçayı (Salvia sp.), sümbül (Muscari sp.) gibi bitkilerin popülasyonları aşırı toplanma yüzünden tehdit altındadır.

İbradı ve Akseki çevresinde yer alan ve hepimizin ortak mirası olan bu değerlerin korunması, doğal kaynakların sürdürülebilir yönetiminin sağlanması bir doğa koruma alanının belirlenmesiyle güvence altına alınabilir.

Kaydedilen Gelişmeler

Ülkemizdeki 9 "sıcak nokta"dan biri olan Küre Dağları, WWF Türkiye'nin (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) de katılımı ile yaşanan bir sürecin sonunda, 2000 yılında Milli Park ilan edildi. WWF Türkiye, Küre Dağları'nda ülkemiz için örnek bir koruma alanı oluşturmak amacıyla T.C. Orman Bakanlığı ile birlikte proje geliştiriyor.
2002 yılında sıcak noktalarımızdan biri olan Karçal Dağları'nda yeni bir koruma alanı ilan edildi. Artvin ili sınırları içerisindeki Borçka-Karagöl Tabiat Parkı, 368 ha alanı kapsıyor.

İstanbul Ormanları ve İbradı-Akseki Ormanları'nın 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu çerçevesinde koruma kapsamına alınması ile ilgili çalışmalar ve yasal prosedür devam ediyor. Amanos Dağları ve Yenice Ormanları ile ilgili çalışmalar ise 2003 yılı programına dahil edildi. Bir yandan, sıcak noktalarımızdan ikisi koruma statüsüne kavuşurken, öte yandan diğer sıcak noktalarımız korunmayı bekliyor. Zaman ise akıp gidiyor.